Bu ara okuduklarım

Kurt Seyt ve Şura - kitap yorumu

3/29/2014






Edebiyat dünyasına Uyandıran Aşk isimli şiir kitabı ile adım atmış olan Nermin Bezmen, bu kez Çarlık Rusyasının debdebeli yaşantısından Bolşevik ihtilali ile İstanbula sürüklenen hayatları anlatıyor. 1892nin Yaltasından St. Petersburgun saltanat günlerine Karpatlar cephesinden ihtilalin cehennemine ve nihayet işgal altındaki İstanbula, 1920lerin Perasına, macera dolu bir yolculuk yapacaksınız. Onlarla beraber politikaların, troykaların sihirli alemini, ihtilalin acımasızlığını, parçalanmış Osmanlı İmparatorluğunun son günlerini yaşayacaksınız. Kurt Seyt: Mirza Eminofun oğlu olarak servet ve ünvanla doğmuştu. Yakışıklıydı, hırslıydı, cesurdu. Çar Nikolanın Muhafız Alayında genç bir Üsteğmen oluşu onu bolşeviklerin ölüm listesine dahil etmişti. Kaçarken getirdiği bir taka dolusu silahı Mustafa Kemalin Kuva-yi Milliyesine teslim ettiğinde, karşılık istemeyecek kadar gururluydu. Hayatına sıfırdan başlarken elinde kalan serveti sadece gururu ve aşkıydı. Shura: Tchaikovsky nağmelerinin romantizmi ile sarılmış karlı bir Moskova gecesinde, henüz onaltısındayken saf güzelliği, beklentisiz aşkı ile Seyitin dünyasına girdi. Ailesinin ünvanı, serveti onun da ülkesinde kalmasına yardımcı olamadı. Sevdiği erkekle atıldığı bu macerada bir daha hiç göremeyecekleri vatanlarının, ailelerinin, artık yaşamayacakları geçmişlerinin hasretlerini birbirlerinin aşklarında dindirmeye çalıştılar. Büyük bir aşkın, harbin, ihtilalin, hasret ve hüzünlerin hikayesi ile okuyucuyu baştan sona kendine has bir tat, merak ve heyecanla sürükleyen, uzun süren araştırmaların gerçekçilikte aktarıldığı bir roman, Kurt Seyt ve Shura.
Dizisi başlar başlamaz okuma hevesine düşmüştüm.Sonunu bilmediğim için de hevesle başlamıştım Kurt Seyit ve Şura'ya.Ama bende kör olası bir huy var.Kitabın sonu mutlu bitmiyorsa,ölsem o kitabı okumam.Şimdi de kitabın yarısında gerek Tv'den,gerek araştırarak sonunun mutsuz biteceğini öğrendim ve nedense bu beni kitaptan soğuttu.

Tabi ki kitap çok güzel.Akıcı,sürükleyici.Özellikle Vampir Akademisi serisinden sonra Rusya ve ruslar bana hep cazip gelmiştir.Sorun sanırım bendeydi.Ya yine zaman uymadı,ya da sonu kötü biten kitaplar benlik değil. :/

Kitabın yaşanmışlık hikayesi olduğu o kadar belli oluyor ki,bazı yerlerde insanın içi ürperiyor,gerçekten bunlar yaşandı mı? sorusu geliyor hemen akla.Özellikle de savaş sahnelerinde.

Kitap harikaydı.Tek kelimeyle akıcı...Ama dediğim gibi,beni sonu mutsuz etti.O yüzden içime sindiremedim.

Yani nasıl diyeyim,madem mutsuz olacaklar,niye yazılıyor ki bu kitap.Ama tabi bu yaşanmış bir hikaye.Nermin Bezmen'in dedesi ve Şura arasında geçenler.Resmen bir Tarihi eser.Ama demek ki bu kitabın zamanı değilmiş. :/

Okunmalı mı?Mutlaka!Sadece zamanında... :)

_Eva_

You Might Also Like

0 yorumunuz