Bu ara izlediklerim

Vampir Akademisi film eleştirisi (Sonunda izlemeyi başardım :) )

5/01/2014


Vampir Akademisi 2014 Filmi bütün dünyada satılma rekorları kıran ve listelerden aşağı düşmeyen vampir akademisi roman serisin ilk filmi ile sinema dünyasına adımını atmıştır. Vladimir Akademisinde korucu olarak büyütülen genç vampirlerin büyüme sürünce yaşamış olduğu evreler anlatılmaktadır. İçlerinden bir tanesi yarı insan yarı vampir Rose okulda oldukça başarı sağlamakta ve en iyisi olabilmek için çok çalışmaktadır. Yaşanılan dünyada iki çeşit vampir türüne denk gelmekteyiz. Bunlarından bir tanesi Moroi ırkı: Bunlar insanlara uyum içerisinde olup hava, su, ateş ve toprak elementlerini kontrol edebilme yeteneğine sahiptir. Strigoi ırkı: diğer vampir ırkının kanı ile beslenen kötü vampirlerdir. Acımasız vampir olarak adlandırılan bu ırkı kendi türüne karşı korumak görevi olan Moroi ırkından Rose ve diğer korucular hedeflerinden başarılı olabilmek için bu akademide eğitim almaktadır. Sezon bittikten sonra yeni dönemi girilirken Rose'nin hocası değişerek akademinin en başarılı hocası olan Dimirti tarafından eğitim almaya başlayacaktır. Aslında bu değişik her şeyin başlangıcı anlamına gelmektedir. Acımasız güçlere karşı verilen mücadelede birde imkansız aşkın başlangıcı olacaktır. Yeni bir fantastik filmin başlangıcı olan Vampire Academy filmi 2014 yılında gösterime girerek büyük başarı sağlamıştır.


Uzun zamandır bu anı beklediğimi her halde duymayan kalmamıştır.Vampir Akademisi Harry Potter'dan sonra en sevdiğim seridir.Niye mi?Çünki bu seri ister aşk açısında,ister fantastik açıdan,isterse de macera yönünden yeterince zengin.

Fantastik zaten benim en sevdiğim tür.Aşk bu kitapda o türle o kadar harika bir şekilde harmanlanmış ki.Macera da üzerine gelince keyifle okuduğum çok az kitapdan biri.Tek solukta kitap okumak kavramını ben bu seride öğrendim.Elime aldım,bir de baktım ki bitmiş. :)

2 yıldır da Vampire Academy Movie Turkey sitesini takip ediyor ve film için daha çok sabırsızlanıyordum. :)

Ve şimdi filmini izledim ve her halde şu an benden mutlusu yok.Nasıl mıydı?İşte böyle:



Evet!Evet!Evet! İşte beklediğim an!Tatmin oldum mu?Asla!Neden?Çünki ben çok koyu bir Vampir Akademisi hayranı olduğum için film ne kadar iyi çekilirse çekilsin,ben asla yetinmem.Eksikler tabi ki vardı.Hem de fazla fazla.Ama bu kötü olduğu anlamına gelmez. :)



Filmde hoşuma gidenlerden ilki Dimitri ve onun savaş alanındaki başarılı performansı tabi ki.Bunu bir "Tanrı Dimitri" hayranı olarak söylemiyorum.Danila Kozlovsky'nin performansı gerçekten harikaydı.Takdir etmek gerek.



Danila'nın adını duyduktan sonra her ne kadar tarzım olmasa da,kendimi zorladım ve onun bir kaç savaş filmini izledim.Özellikle Savaşa Dönüş filmi harikaydı ve izlediğime pişman olmadım. :) Danila'nın bu serinin diğer filmlerindeki performansını da sabırsızlıkla bekliyorum. ;)



Rose Hathaway.Namı-diyar Roza!Bu kız-Zoe Deutch sanki Rose için biçilmiş kaftan.Espiri yaparkenki yüz halinden tutun da,korktuğu zaman bile çenesinin dik duruşuna kadar her şey o kadar başarılı ve yerindeydi ki,bir an düşünmeye çalıştım başkasını ve bu mümkün değildi.Başkası olmazdı! Zoe Rose'da olan her şeyi sanki kendinde barındırıyordu ve bu harikaydı.Onu Fantastik Canavarlar'dan tanıyoruz zaten.Gerçi o filmi izlemedim,ama bir kaç sahne gördüm ve gerçekten orada da harikaydı. :)



Vasilisa Dragomir!Lissa,ya da Liss...Kız bana hep çılgın gelmiştir ya.Kitabı okurken de,şimdi de.Kendine güvensizliği mi dersiniz,ya da gücünden kaynaklanan hafif kaçıklığı mı,bilmem.Bu kızda beni çeken bir şeyler var.İnsan Gardiyanı olmasa bile korumak istiyor ya kızı! :) Lucy Fry da onun bu narin hallerini,gerektiğinde gücünü gösterecek ve ben burdayım diyecek şekilde oynadı.Onun hiç bir filmini izlemedim.Ama bu filmde bile ne kadar harika bir oyuncu olduğu çok açık.



Christian Ozera!Ateş çocuk...mu aceba?!Eveeet!Gizlenmiş kişiliği ile tam bir sır!Ben kitapda bile onun ağzında tek bir cüme okumak için deli oluyordum.Şimdi,filmde de aynısı oldu.Dimitri zaten ses tonuyla bile insanın içini titretiyor,o ayrı konu.Ama Christian'da farklı bir şeyler var.Bence bu farklılık zaten onu Lissa'ya eş yapıyor. :) Dominic Sherwood bu rolün ve gizemli,zor kişiliğin üstesinden bence gelmiş.Yeterince karanlıktı karakteri. :)



Nathalie!Aslında pek hayal ettiğim gibi değildi.Fragmanlarda da bunu düşünmüştüm.Acaba ne düşünüp seçtiler diye. :/ Yani daha zayıf,daha tatsız olmalıydı.Gözlükleri var mıydı ya onun? :) Her neyse,bu kadar kusur kadı kızında da olur artık. ;) Sarah Hyland aslında bu karaktere bence pek uymasa da,fena değildi. :)



Mason Ashford...Kızıl!!!Evet.Bir Ronald Weasley (Harry Potter),bir de Mason bana kızıl saçları sevdirdi. :) Bir sonraki filmde ölmesi...Neyse bunları konuşmayalım.Neden?Hem kitabı okumayan var,hem de filmi izlemeyen. :) Mason çok sıcak kanlı ve sevecen,tam bir umutsuz vaka.Ve aptal aşık tavırları için (evet baunların toplamı :)) Cameron Monaghan gerçekten de iyi seçim. :)



Victor Dashkov.Kötü adam,pis kaka!!!Neyse!Bunları söylemek istemezdim. :) Victor'u daha yakışıklı mı düşünmüştüm ne?Hele hele Lissa'nın büyüsünden sonra! 'Aman Tanrım',demiştim,'nasıl da değişti!'.Ama filmde daha yaşlı duruyordu.Belki de ben fazla hayalperestim. :)



Kim kaldı?Kim kaldı?Kirova!Seni adi kadın!Olamaz!Özür dilerim! :( :) Kirova için seçilen Olga Kurylenko rolünün hakkını vermiş.Biraz daha yaşlı düşünmeme rağmen,o karaktere ısındım. :)



Kraliçe Tatyana!Manyak karı!Yok,bu sefer ciddiyim!Ona bu bile az.Tabi bir kaç kitap sonraya kadar. :/



Mia Rinaldi!Onu daha uzun saçlı olarak düşünmüştüm sanki.Ve daha nazik bir kız olmalıydı. :) Ama iyi kız olacak sonra.Görünüşü farketmez. :) Zaten bildiğim kadarıyla son anda seçilmiş olduğu için Same Gayle'nin saçlarını uzatmaya pek şansı olmamış. :)



Sonya Karp.Tam da hayal ettiğim gibi çıkan karakterlerden bir tanesi.Beni hayal kırıklığına uğratmadı sağolsun.Tam bir kaçık gibi davrandı ve sonuç-Kocaman bir Strigoi! Ama kadın gerçekten güzeldi.Claire Foy bu işi başarmış bence. :) Yazık oldu diyeceğim ama,zaten geri dönecek. ;) Ayy pot kırdım. :)



Sanırım bir tek Lissa'nın kedisi Oscar kaldı.Kedi tam bir baş belası!Yazık da olmadı bence,haketti.Rose'u neden sevmediğini anlasam da,bu hak vereceğim anlamına gelmez!

Bu kadar,yani karakterler hakkında bu kadar. :) Daha çoook uzun bir yazımız var çünki. ;)

Gelelim kitapla film arasındaki farklara.

İlk olarak,kitapda olan bir sürü dialog filmde yoktu ve bu beni kızdırdı!Çok kızdırdı!Onların her kelimesini almalıydılar.Ama yapmamışlar!



Bir kaç karakteri kitapdakiyle özdeştiremedim,kusura bakmayın. :) Yani Mia'nın kısa saçları,Kirova'nın fazla genç ve Victor'un fazla yaşlı olması bence yeterince büyük bir sorun. :)



Bir kaç sahnenin yerleri değiştirilmişti.Bu da canımı sıktı.Mesela ölü tilki.O tilki Lissa'nın yatağında olmalıydı,kapının üstünde değil!Ya da Mia ve Andre arasında olanlar...Aslında kitapda Lissa bunu Christian'dan öğreniyor,ama filmde Natalie'nin Mia'nın bilgisayarını çalmasıyla bunu öğreniyorlar ve Lissa'ya Rose söylüyor. :/



Okula geri döndükten sonra Kirova'nın onları azarlama sahnesinde bana garip gelen ise çok fazla hanedanlıktan ve Lissa'nın sorumluluklarından bahsedilmesiydi.Kitapta bu o kadar da ön plana çıkmamıştı.Ya da ben onu ön plana çıkarmak istemediğim için öyle hatırlıyorum.



Lissa'nın büyü yapma yeteneği,ki bence bu olmamalıydı.Çünki o bir Ruh kullanıcısı ve onlar sadece Ruh kullanırlar.Yani birini iyileştirir,aura görür ve rüyada birini ziyaret ede bilirler.Bildiğim kadarıyla onların ateş yakmak ya da suyu kontrol etmek gibi bir yetenekleri olmamalı.Ama filmde Lissa'nın su ve ateşle yaptıklarına bir kaç kez şahit oluyoruz.Bu da bir eksi. :/



Rose'un dans elbisesinin kitapdakiyle alakası yok.Yani kitapda uzun ve yırtmaçlı,ama filmde kısa ve fazla sade.Rose o kadar da değişmemişti.



Dimitri ve onun Rose'la fazla sert konuşmaları.Bu olmamıştı.Neden?Çünki bu Rose'du.Onunla istese de sert konuşmaması gerekirdi.Daha temkinli konuşmalıydı bence.Ki ben öyle hatırlyorum.Dimitri Rose'u incitmemek için kendini bile tehlikeye atmaya hazırdı,gel gör ki filmde onunla asker arkadaşı edasıyla konuşuyordu.



Lissa Rose'un Dimitri'ye aşık olduğunu burada öğreniyor.Ama kitapda o bunu 3 kitap sonra öğreniyor.İş işten geçtikten ve Dimitri Strigoi olduktan sonra.Ki bence film daha iyi olmuş.Lissa kitaptda fazla aptal davranmıştı bu konuda.

Rose'un Dimitri'ye olan aşkını her kesden saklaması gerekirken,bunu Natalie'ye normal bir şeymiş gibi itiraf etmesi beni şoka düşürdü diye bilirim.Ağzımı kapatmam zor oldu da. :/ 



Bu arada,Dimitri kendini tanıttıktan sonraki o tokat sahnesinde Rose'u havaya kaldırmamalıydı bence,direk tokadı bassaydı daha hoş dururdu.Bir an Disney filmi falan izlediğimi zannedip silkinme isteği duydum :/

Bu kadar...Yani kitapla film arasındaki farklar... :)

Filmde kitaba sadık kalınan yerler bir sürü vardı.Hakkını vermek gerek.Hepsi kötü sayılmazdı.



Mesela Dimitri'nin 'Roza' deyişi bir harikaydı.Ya da Mason'un aşık halleri...

Gerçi her şey fazla hızlı gelişti ve benim bazen kafam karıştı,ama kitabını okuduğum ve her şeye tam anlamıyla hakim olduğum için filme odaklanmak hiç zor olmadı.Ama kitabı okumayıp da filmi izleyenlerin işi biraz zor.O kadar da iyi anlayacaklarını zannetmiyorum. :/

Bence filmi bir kenara koyun ve kitabı bitirin.Sonra filmi izlersiniz.Bu daha iyi olur. :)



Bu kadar sanırım.Yani aklımda daha binlerce cümle var,ama bir türlü bir araya getirip de yazamıyorum.Çünki bu film benim için önemliydi ve hayal kırıklığı gibi bir durum söz konusu bile olamaz benim açımdan.Yani düşünsenize,uzun zamandır bunu bekliyordum.Neredeyse 2 senedir!Şimdi çıktı ve ben ne yapacağımı şaşırmış durumdayım!Kitapdaki her karakteri yerinde,her sahneyi olduğu gibi,her diyalogu zamanında bekledim 2 senedir.Ve şimdi her hangi bir kusur ve yanlış beni üzüyor!

Yine de güzel bir iş çıkarmışlar.Kitapla uyumlu devam etmeye çalışmışlar.Başardıklarını söyleyemem,ama yapmışlar,bu da bir şeydir. :)



 Bende bir kaç izlenim bıraktı bu film.Bunlardan biri de şu; sanki kitabı okumuşlar ve orada önemli olan bir kaç sahneyi ve gerekli bir kaç diyalogu çıkarıp filme eklemişler.Bu iyi mi,kötü mü siz karar verin. :/

Bu kadar...Film güzeldi,ama belki ikinci film daha güzel olur. :) Bunu umut etmek bile benim için dünyalara bedel. :) Çünki bu kadar müthiş bir serinin,baştan savma bir filmle bozulmasını istemem.Özen gösterilmesini,düşünerek yapılmasını isterim. :/ :)

Rose'un tek bir hareketiyle bitiryim eleştiriyi: :)



İzlemeyenler için fragman: :)




You Might Also Like

2 yorumunuz

  1. Vampir akademisyen ilgili bütün eleştiri yazılarını okudum. Ve tam benim gibi birini buldum. Harikasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke ikinci filmi de çıksaydı ama. :)

      Sil