Bu ara izlediklerim

The X Files - I Want To Believe (Gizli Dosyalar - İnanmak İstiyorum) ; bir mim yazısı ve bir efsanenin sonu

8/10/2014



Buzulların altında kalmış bir ceset ve kaybolan insanların peşine düşer bu kez ajanlar. Yanlarında da psişik güçlere sahip bir medyum vardır.




 Her sabah kalktığımda aklımda ilk iş olarak bu günü planını yaparım ve planın  baş köşesinde hiç olmazsa 2 bölüm Gizli Dosyalar vardır.Sanki bir saplantı ve rutin işlem gibi bir şey olmuştu benim için.Ama artık bitirdim ve şimdi kendimi resmen boşlukta yürüyormuş gibi hissediyorum.Bazılarınıza bu sözlerim garip ya da abartılı gele bilir.Sonuçta bu sadece film diyenleriniz olacaktır mutlaka. Ama benim için sadece film değildi.



Küçüklüğümden beri bir türlü peşimi bırakmayan uzaylı merakı beni bu filmi seyretmeye teşvik etti.Nerede bir kaç kelime uzaylılar,ya da açıklanamayan olaylar hakkında yazı olsa ben oradaydım.Hep merak ederdim devamında ne gelecek,gerçek ortaya çıkarsa ne olacak diye.Aslında normal insanlar böyle olayların devamını getirmek istemezler.Gerisini öğrenmek onlara korkutucu gelir.Kaçarlar.Ama ben tam aksini yapıyordum.Üzerlerine gitmeyi seviyordum.



Her neyse,konudan saptık.Filme 6 yaşımda başladım her halde.Tam hatırlamıyorum ve o zamanın çocuk aklıyla çok korkmuştum.Mulder'in çekiciliği,Scully'nin her şeye olan bilimsel yaklaşımı bile bu korkumu azaltamamıştı.Yine de her zamanki gibi üzerine gitmiş ve korktukça daha bir merakla izlemiştim.Ama sonuna erişmek pek mümkün olmamıştı açıkçası.



Ama sonunda 1 sene önce baştan sona izleme şansını yakaladım ve kardeşim de bu mutluluğu ve heyecanı benimle paylaşmaya karar verdi.Gerçi 9 yaşında bir çocuk için bu film fazlaydı ama,o da benim gibi korksa da üzerine gitmeyi seçmişti. :)



1 senemizin neredeyse her günü Scully'nin mimiklerini seyrederek,Mulder'in balıklarını besleme isteğini bastırarak ve Skinner'in gıcıklığını göz ardı ederek geçti.Ama geçti,esas olan da bu.Gerçi 8. sezonun  bir kaç bölümünü ve 9. sezonun neredeyse tamamını izlemedim (içimden gelmedi) ama,boşlukları dolduracak kadar makale okudum.



Her bölüm ayrı bir heyecandı ve her bölümün başında 'tamam,bu bölümde her şey ortaya çıkacak ve biz sonunda her şeyi tam anlamıyla çözeceğiz!' diyorduk ve bölüm sonunda anlamış gibi yapmak zorunda kalıyorduk.Bölümün sonunda gösterilmeyen ve başına ne geldiğini ölümüne merak ettiğimiz kurbanın,katilin ya da canavarın sonunu hep merak ederdik.Neredeyse her bölümün sonunda Vikipedi'ye koşardım.'Bu ne hastalıktır,nereden geldi?' derken kendimi adını bile .u an zor hatırladığım semptomlarla yüz yüze bulurdum.Çok zordu ve ben Scully'nin hafızasına her an daha da hayran kalırdım.Kendi hafızama da okkalı bir kaç küfür savurmayı da ihmal etmezdim.


Biz ki onların bu iskelete dönmüş hallerini bile biliriz.Yani daha neye inanmak isteyelim?! (Bu bölüm korku filmini aratmamıştı hani.)



En çok sevdiğim videoda komik hallerini topladık,bazen onlara bile ağladık. :'(

  


Arılardan kaçalım,Çupakabra'yı kovalayalım,ikizlerden,klonlanmışlardan sıyıralım paçamızı derken bence Mulder ve Scully bazen birbirlerini unutuyordu.Tabi ki her zaman birbirlerinin yanındaydılar ve yardıma koşarlardı hep.Ama bu kendilerini aşırı derecede işe verdikleri gerçeğini değiştirmiyor.



Özellikle son bölümde Mulder'in iğne ile öldürülme cezasından ve 10 yıllık emeğini avucuna verip de gönderdikten sonra devlet ve ona yardım konusunda ciddi kuşkularım oluşmaya başladı.Mulder bundan daha fazlasını hak ediyordu.Sadece kendini fazlaca işine ve gerçekleri aramaya vermişti ki,burnunun ucundaki yalan ve kandırmacayı ya görmüyor,ya da görmek istemiyordu.



En çok üzüldüğüm ve hep üzüleceğim konulardan biri Krycek'in ölümü (hem de Skinner'in elinden!) ve Yansız Silahşorler'in hazin sonu oldu.Onlar değerliydi be!



William Mulder (ve ya Scully,hiç fark etmez) de beni en çok mutlu eden (ardından korkutan ve sonra da üzen) konu oldu.



Yakın zamanda izlediğim The X files - Gelecekle Savaş filmini izledikten sonra diziye daha bir bağlandım ve İnanmak İstiyorum'a bir an önce bakmaya karar verdim.Ama bir yandan da bunun dizinin sonu olacağını fark edip üzülüyordum.



Sayılı gün çabuk geçer derler.Ve bizimki de o hesap oldu,bir de baktık ki artık 9. sezonun son bölümünün son dakikalarını saymaktayız.



İnanmak İstiyorum bana açıkçası diğer bölümlerinden farklı görünmedi.Yine bir katil ve bir kurban aranıyordu.Scully ve Mulder yine neredeyse bir bilerini unutmuşlardı.Bunlar dizinin kendisinde de vardı.Tabii onları değişmiş görmek heyecan vericiydi ama ben onlar (Scully ve Mulder) hakkında bir şeyler görmek isterdim.Evlendiklerini mesela,ya da daha normal bir yaşamları olduğunu.Scully yine iş düşünmekten gece uyuyamıyordu,Mulder yine gerçeklerin peşindeydi ve bunlar bu filmi ayrıcalıklı kılmadı.Onlar hakkında daha fazla şey bilmeliydik.Özellikle bu film 6 yıl sonra çekildiğine göre daha sakin ve kendilerine dönük olmalılardı bence.Ama Mulder hala gazete kupürlerinden haber topluyordu.

      

 Görsel açıdan ve konu bakımında harikaydı ve gerçekten filmin sonlarına doğru neler olacak endişesiyle dünyadan kopmuştum.Ve bence bir filmi film yapan da budur.İnsanı dünyadan kopara bilmesi.

Dizinin böyle başlayıp:






Filmin böyle bitmesi:





Beni oldukça duygulandırdı ve eskilere götürdü. :) Ay her an ağlaya bilirim!!!  :'(




Dünden beri rüyada gibiyim ve her bir kaç dakikada bir 1. sezondan beri yaptıkları şeyleri,düştükleri zor durumları ve ortaya çıkarmaya çalıştıkları olayları hatırlayıp duruyorum.Benim aslında en nefret ettiğim özelliğim bu; vazgeçememek.Bu sadece bir film ve aslında hemen unutmam gerekir.Ama bunu bir türlü başaramıyorum.



Bence her kes inanmalı,çünkü bu yaşadığınız anlamına gelir. :)

Son olarak Şimşek Kız'ın Güncesi'ni mimliyor ve yazımı bitiriyorum. :)

İzlemeyenler için Gizli Dosyalar - İnanmak İstiyorum (The X Files - I Want To Believe) fragman.


You Might Also Like

0 yorumunuz