Bu ara okuduklarım

Judith McNaught - Kusursuz

8/15/2014



Kuşkusuz, acıklı çocukluğunun kaosundan sıyrılıp kusursuz bir yaşam yaratmayı başaran bir genç kızın, korkunç bir suçla itham edilirken inatla masum olduğunu iddia eden genç bir adamla karşılaşmasının ve ikisini birbirine bağlayan çaresizlik, aşk ateşi ve tutkunun dramatik öyküsüdür.
Koruyucu aileler arasında sürüklenirken kendisini evlat edinen ailenin sevgi şemsiyesi altında, yüreğinin yaraları iyileşen Julie Mathison, hayat dolu bir genç kıza dönüşmüştür. Yaşadığı küçük Teksas kasabasında öğretmenlik yapmakta; kendisine koşulsuzca verilen sevgiyi, sevgiyle geri ödemek ve hayalindeki 'kusursuz' hayata ulaşmak için elinden geleni yapmaktadır.
Ve... Bir gün Julie'nin hayatı, karısını öldürmekle suçlanan, Oscar ödüllü yönetmen/aktör Zachary Benedict'in hayatıyla kesişir... Teksas hapishanesinden kaçan Zack, genç kızı rehin alır ve Colarado tepelerine götürür. Julie dehşet içinde, ondan kaçıp kurtulmak içinden elinden geleni yapar; ancak bu yakışıklı yabancıya umarsızca kapılmıştır ve beyninde, genç adamın masum olduğunu fısıldayan, bir türlü susturamadığı bir ses vardır...





Bir kitap daha bitti ve ben sona yaklaştıkça daha yavaş okuma kuralımı bir kenara bıraktım sayılır.Okuduğum kitabın Judith McNaught romanı olmasını göz önünde bulundurarak 'harikaydı', 'süperdi' gibi sözleri hiç kullanmak istemiyorum.Çünki Judith McNaught kitaplarından bundan daha azını beklemek bence imkansız.

Julie ve çocukluğu beni çok düşündürdü ve ayrıca Mathison'ların da ona bu denli inanması beni kitap boyu çok duygulandırdı.Uygunsuz çocukluğuna rağmen büyüyünce ailesine uygun davranması Julie'ye artı puan kazandırmıştı ve ailesinin ona inanmasını sağlamıştı.Bu iyi bir şeydir.

Zack ise maalesef o kadar şanslı değildi.Büyük babasına benzemek gibi bir şanssızlık onu takip ediyordu.Ama tabi sadece dış görünüşten.Her ne derlerse desinler onun büyük babası gibi olmadığını hepimiz biliyoruz.

Sadece talihsizdi.Sadece mutlu bir evlilik ve çocuk istemişti ama yanlış kadından.Karakter açısından o kadar kendine dönük ve içine kapanıktı ki,kadınlardan o kadar kaçıyordu ki Rachel'le nasıl iletişim kurmuş ve ona inanmış hala anlamış değilim.Julie'ye bile duygularını çok sonra söylemesi onun bu tür şeylerden ne kadar korktuğunu kanıtlıyor.

Julie de onun güvenini iğrenç bir şekilde sarsınca olan oldu ve Zack mümkünmüş gibi biraz da insanlardan kaçar oldu.Tabi içinden. :)

Kitap oldukça sürükleyiciydi demeden duramayacağım.Çünkü gerçekten öyleydi.Yazarımızın diğer günümüz romanlarından farklıydı.Daha fazla hüzün ve olay vardı.Kitapları karşılaştırmayı sevdiğimi her kes bilir.Burada da Cennet'i karşılaştırırsak farklıydı.Daha sürükleyici. :)

Cennet dedim de,Matt'ı burada tekrar görmek beni eskilere gitmeye ve diğer kitaptan bir kaç sayfayı karıştırmaya itti.Kendimi garip hissettim.Eski bir arkadaşı görmüş gibi.Seri romanlara bu yüzden bayılıyorum işte.Tanıdığın her kes her yerde karşına çıka biliyor. :)

Okunmalı mı?Aşk romanı severler için tabi ki. :)

Öpüldünüüüz. :)

You Might Also Like

0 yorumunuz