Bu ara izlediklerim

Tek bir cümle: Kaçak Gelinler... :)

8/13/2014


 Eskiden daha sık izlediğim diziler son bir kaç yıldır arka plana atılmıştı.Günümü sadece kitap okuyarak geçiriyordum ve sağ olsun kuzenim beni bir kaç diziyi izlemeye ikna etti.Harikaydı...Bu duyguyu gerçekten çok özlemişim. :)





Kaçak Gelinler de izlediğimiz diziler arasında.Dizi izlemememin bir nedeni de son dönemde çekilen ve rating saçmalığı yüzünden hep hüsrana uğrayan dizilerdi.Yani reklamlarında bunun da diğerleri gibi olacağını düşünmüştüm.



Almila sayesinde yogaya merak salınca,Şebnem'den bazı özlü sözler öğrenince ve Kainat'dan da yemek yapmak konusunda tüyolar alınca bu dizinin tutacağını anlamış oldum.



Aslında bana bir nevi modern peri masalı gibi geldi ilk başlarda.Müzikleri ve kızların gelinlikle uzun kaçışları beni masaldaymışım gibi hissetmeye sürükledi.Özellikle Şebnem'in boncuklara takılıp düşmesi harikaydı.





Şebnem zaten baştan aşağı harika.Sanki kız laf sokmak için dünyaya gelmiş gibi.Ağzı iki dakika sussa kıyamet alameti olarak algılayacağım neredeyse. :)  



Şebnem'in o özlü sözleri var ya,kendi deyimiyle müfredata geçmeli,ders olarak anlatılmalı bence.Yani güvendiğim dağlar kayak merkezi oldu nasıl olur da unutulur? :)



Bakın ne diyeceğim,Almila sizde de yogaya merak uyandırdı mı? Doğru söyleyin ama. ;) Ben dünden beridir ufak hareketler yapıyorum ve oldukça harika hissettiriyor.Almila sanki hayata ne kadar fazla gülümsese o kadar kötü enerji almaya mahkum gibi.Ya da şöyle diyelim; o işaretleri tamamen yanlış anlıyor. :)



Kainat'ın en çok beni üzen meselesi ailesiyle küs olması.Can'ın utangaçlığı da olaya tuz biber hani.Madem işinden olacak kadar büyük bir iyilik yaptın kıza,ondan da bir şeyler beklemek bence hakkın yani. 



Evde kalmış kızlara olan özel ilgim nedeniyle ben İzafet'i sinir bozucu olarak değil de,daha ziyade meraklı ve sevecen olarak anlatmak istiyorum.O yanlız ve birileriyle arkadaş olmak için ne büyük çaba gösterdiğini bence her kes görüyor,en azından görmeli. :)



Selim...Selim...Selim...Evet,konu yine saptı!Selim ilk başlarda içine kapanık ve sinirli halleriyle beni korkutsa da sonunda ne kadar yumuşak başlı bir 'sahip' olduğunu anladım. :)



Sizi bilemem ama ben teknelere pek bayılmam ve bir erkeğin teknesi varsa bu onun bir kadına ihtiyacı olmadığı anlamına gelir benim için.En azından duygusal anlamda.Ama Selim'in bir kadına kesinlikle ihtiyacı var.Adı Ş-yle başlayan bir kadına... ;)



Film kendi adına oldukça efektif ve görsel açıdan da bana çok harika göründü.her filmde bu akustiği almak mümkün değildir,inanın.Yani kötü bir ses efekti ve ya yanlış bir ışık bile seni o filmden caydırmaya yeter.Ama Kaçak Gelinler'de buna imkan yok. :)



 Yani diyeceğim o ki izleyin ve o rating zımbırtısının düşmesine izin vermeyin.İzleyin!İzletin!Olmadı filmi gözlerine sokun,ama her kes izlesin!İzlenmeli! :D



Bunu koymadan da yapamam. :)

Öpüldünüüüz. (noktalı virgül,parantez parantez parantez parantez.) :))))

You Might Also Like

0 yorumunuz