Bu ara okuduklarım

Darynda Jones - Soldan İkinci Mezar ( Charley Davidson #2 )

9/14/2014





Yarı zamanlı dedektif tam zamanlı ölüm meleği Charley Davidson yine işbaşında...

İyilerin kahramanı kötülerin korkulu rüyası… Yarı zamanlı dedektif tam zamanlı ölüm meleği Charley Davidson yine işbaşında...

Charley bu kez ardında şifreli bir mesaj bırakarak ortadan kaybolan Cookienin arkadaşı Mimiyi bulmaya çalışıyor. Miminin arkadaşları art arda ölüyor; izler Charleyyi ünlü bir politikacıya götürüyor.

Charleynin gizemli âşığı Reyes ise ortalarda yok. Charley onu en son yoğun bakım ünitesinde bırakmıştı. Ama Reyes oradan kaçtı ve insan bedenini artık Charleyye göstermiyor. Çünkü iblisler onu kullanarak Charleyye de ulaşabilir, yani cennete giden yolu bulabilirler, ki bu dünyanın sonu olur.

Başı beladan bir türlü kurtulmayan Charley her şeye rağmen hâlâ eğlenceli...

Ve hâlâ Reyes'e âşık..







Kitap: Soldan İkinci Mezar
Yazar: Darynda Jones
Dil: Türkçe
Orjinal: Second Grave On The Left
Goodreads Puanı: 4.30


Araya başka kitaplar girdiği için yarım bıraktığım ve çevrilmediği için de sinirlenip elimi sürmediğim serinin ikinci kitabı Soldan Üçüncü Mezar sonunda bitti.İzlenimim aslında belirsiz.Ama tabi önce kitabın konusu.

Charley bildiğimiz gibi bir Ölüm Meleği ve ölen,bu dünyada  kalıp başıboş gezen ruhlar onun içinden geçerek öbür dünyanın huzuruna erişiyorlar.Bu yeteneği sayesinde bir sürü cinayet çözmüş,babasına ve amcasına yardım etmiş ve hala da ediyor.Reyes adında çocukluktan beri onu takip eden bir hayranı da var.O da kendisi gibi,ama aynı zamanda kendisinden çok farklı.Çünkü Reyes Şeytan'ın Oğlu!Tam da bu esnada ikinci kitap devreye giriyor ve Reyes'in bedenini Charley'den sakladığını öğreniyoruz.Bu arada en yakın arkadaşı Cookie'nin arabasında başıboş bir ruh bulunuyor.Lise cinayeti diye bileceğimiz olayımız da var ve biz (yani Charley) bunların arasında bir de Reyes'in bedeninin nerede olduğunu bulmalıdır.Çünkü Reyes bedenini öldürmeyi planlıyordur,tabiri caizse.

Yani benim anladığım ve size anlatmaya çalıştığım bu kadar.Şimdi gelelim yoruma.Serinin diğer 3 kitabı daha çevrilmediği için aslına okumayacaktım.Ama dayanamadım diye biliriz.

Kitap (bu yazar her zaman bunu yapar) birden olaya dalmayla başlıyor.Yani yazarın sevmediğim özelliklerinden biri bu.Serinin iki kitabında da olaylara ani dalışı insanın şaşırmasına,okuduğu cümleye geri dönüp bakmasına yol açıyor.Ben bunu sevmedim.Hani belki böyle ani olayları sevenler varsa,onu bilemem.Ben sakinliği severim,olayın yaşanış anının tadını çıkarmayı,hatta mümkünse slow motion okumayı tercih ederim.Sırf bu yüzden bu kitapta cümleye normal surat ifadesiyle başlayıp pörtlek gözle bitirdim.Bu mimik gidişatıma hiç uymadı arkadaşlar.

O küçücük odada yaşananlara hiç girmeyeyim.Direk hiç beklemediğim katille alakalı bir kaç cümle kurayım.Katil mi,katile mi artık siz karar verin. :) Jones'un hiç beklemediğimiz birini karşımıza çıkarmasını taktir ettim.Kirsch mi ne,onun hakkındaki gerçeğe şaşırdığım kadar şaşırdım resmen.

Neyse...Kitapta çok fazla gereksiz ayrıntı vardı.Mesela o ilk başta bana gerekir deyip aklımda tutmaya çalıştığım,ama sonunda bambaşka bir yere sapan,arabanın arkasındaki ruh.Ne gereği vardı şimdi onun?Ne anlamı vardı yani?Kafa mı karıştırmaya uğraştın Jones?Olmamış?Yani şimdi ben senin o bir sürü isme benzemeyen isimlerini mi aklımda tutayım,yoksa o arabadaki ruhun ismini mi?Gereksizdi o.Zaten isimden kaybetmişsin.Bi de bu kaybettiğin isimleri ikinci kitapta çoğaltmışsın.Buna ne gerek vardı?Geçelim bunu!

Reyesssss!!!! Bu yaratık benim sonum olacak!O ne biçim cübbe?!O ne biçim duruş!?Ne biçim kılıç sallama?!Şeytan'ın Oğlu demem...Her neyse işte,demem o ki,her kitapta 'tamam,bu sefer kitap kahramanımı buldum,işte bu!' diyorum,bir sonraki gelip bütün kuralları çiğniyor abi.Olmaz kiii! Reyes'ten serinin ilk kitabında korkmuştum açıkçası.Utanacak bir şey yok; Charley'inin yanına aniden gelmesi,her dokunduğunda kızı yakıp kavurması,sinirli,asabi halleri,bi de kara cübbe eklendi mi dedim bu adam tehlikeli,bu adamdan bi cacık olmaz.Ama oldu.Yoğurdunu da ben yaptım. ;) Tabii inadı,siniri falan beni de Charley'i de deli etti ama,olsun o kadar da.Adan koskoca General sonuçta,boru mu?!

Charley garibimi de hem anlıyom,hem anlamıyom.Ya sana ne Reyes'ten,bedeninden,bırak ne isterse yapsın dedim bir an.O da sinirden.Ama sonra onun o sahiplenme duygusunu,sevdiği erkeği kaybetmemek için didinip durmasını taktir ettim.Yine de mizah duygusunu korudu ya,helal!

Kitap demin de dediğim gibi,mizah anlayışı yüksek bir yazar tarafından yazılmış.Yani bol bol kıkırdıyorsunuz okudukça.Ben sadece bazı fazlalıklara takıldım,o kadar.Onu da demin saydım. :) İlk 100 sayfada bir kaç kez cümlelere geri dönsem de,sonunda her şeyi anladım.

Dediğim gibi,kitap aklımda heniz tam oturmasa,yerini belli edemese de iyiydi.Eğlenceli ve şaşırtıcıydı.Aslında şimdi düşünüyorum da,ben bunun diğer kitabını da okudum diyelim,sonra meraktan çatlayacağım!Yok yok,benim acilen ingilizcemi ilerletmem lazım. :/



Not: İnternette şöyle bir araştırma yaptım.Reyes Alexander Farrow yazdım ve saçma sapan,Reyes'le alakası olmayan adamlar geldi.Bilmiyorum ya...Reyes bana hep tüm yakışıklı erkeklerin birleşimi,ya da tüm yakışıklı erkeklerden daha daha daha yakışıklı gibi gelmiştir.Hiç bir tanım ve ya resim ona uymuyor.Ucundan köşesinden uyanlar da bunlar,ama işte...























Yorum bu kadar.Unuttuğum bir şe varsa,siz hatırlatın,ben onu da yazarım. :)



İndirmek için tıklayın. :)


Serinin diğer kitapları:

1. First Grave On The Right (Sağdan Birinci Mezar)
2. Second Grave On The Left (Soldan İkinci Mezar)
3. Third Grave Dead Ahead (İleriden Üçünci Mezar)
4. Fourth Grave Beneath My Feet
5. Fifth Grave Past the Light
6. Sixth Grave on the Edge
7. Seventh Grave and No Body

You Might Also Like

0 yorumunuz