Bence Güzel

Julie Garwood - Sır (Highlands' Lairds #1)

1/21/2015







Judith Hampton gururlu olduğu kadar güzel de bir kadındır. Çok sevdiği İskoç çocukluk arkadaşı doğum yapmak üzeredir, bu yüzden Judith yanında olacağına dair ona söz verir. Fakat İngiltere'den İskoçya'ya gitmesinin özel bir sebebi daha vardır: Hiç tanımadığı babası Maclean Beyi'ni görmek. İskoç topraklarına giderken kendisine eşlik eden Maitland Beyi, lain Maitland gibi ilgi uyandıran bir adamla daha önce hiç kaşılaşmamıştır.

Judith Maitlandlar'ın geleneklerine ve kurallarına uyum sağlamaya çalışırken, lain'in ilgisinden ve özeninden keyif almaya başlar. Yaşadığı tüm zorluklara karşın aşkın sıcaklığını ruhunda hisseder. Ancak geçmişe dayanan o yıkıcı sır gerçek aşkı etkileyecek midir?



Kitap adı: Sır
Yazar: Julie Garwood
Orjinal isim: The Secret
Yayınevi:Epsilon yayınları
Yayın yılı: 2010
Sayfa sayısı:478
Çevirmen: Timur Avarkan
Goodreads puanı: 4.26
Benim puanım: 3.5

buraya


Bir tarihi aşk romanı daha bitti. :) Julie Garwood hayranı sayılmam aslında.Neden mi?Tamam,tarihi aşk romanlarına bayılırım ama,Julie Garwood o kadar eskilere gidiyor ki,bazen o devrin erkeklerinin (özellikle erkeklerinin) ve kadınlarının hareketleri beni sinir ediyor. O devirde yaşadığımı hayal ediyorum da;her halde kafayı yerdim.Ben içimde bir yerlerde korumaya çalıştığım yönümle,biraz feministim.Kadın erkek eşitliğine inanırım.Julie her kitabında erkekleri o kadar kibirli ve kendinden emin yapıyor ki,okurken gözlerimi devirmeden edemiyorum.Aşık olduklarını anladıkları anda bile sevdikleri kadına kötü davranıyorlar.Bu ne biçim bir düşünce tarzı ki?
Neyse,geçelim kitabın konusuna.

Kitabın konusu: Julie aslında düşman olması gereken bir kızla 4 yaşından beri arkadaştır.Çünkü Julie İngiliz,Frances Catherine ise bir İskoç'tur.Bu arkadaşlıkları daha ilk andan çok güçlü bağ ile birbirlerine bağlanmalarını sağlar.Öyle ki,Frances Catherine arkadaşına kendi doğumunda yanında olacağına dair söz verdirir.Çünkü Frances Catherine'in annesi onu doğururken ölmüştür ve genç kız da aynı kaderi yaşamaktan korkuyordur.Judith arkadaşına yardım etmek için yıllardır bir sürü ebeden bilgi toplar,aynı zamanda kendi dertleriyle uğraşmak zorunda kalır.Judith'in annesi kendisinden nefret etmektedir.Genç kız bunu ilk başlarda annesinin babasını çok sevdiği için onu görmeye dayanamamasına yorar.Ama 11 yaşında babası hakkında öğrendiği gerçekle bunun aslında tam tersi olduğunu anlar.Judith'in babası bir İskoç'tur.Maclean beyi'nin ise kızından haberi yoktur.

Diğer yandan Iain kardeşi Patrick'in karısının imkansız isteğini gerçekleştirmek,bir İngiliz kadınını İskoç topraklarına getirmek için yola çıkar.Bir İngiliz'in sözünü tutacağına inanmadığı için,Judith'i hazırlanmış görünce şaşırır ve daha o andan bu kızın diğerlerinden farklı olduğunu anlar.Judith hazırlandığı gibi,arkadaşının doğumuna yardıma gider.Diğer yandan Iain'e karşı hissettiği garip çekim,onu allak bullak eder.Bunun yanlış olduğunu bilse de,elinden gelen hiçbir şey yoktu.


 Yorumum: Başta da dediğim gibi,bu kadar eskiye giden tarihi aşk romanlarına o kadar da bayılmıyorum.Neden mi?Çünkü ben daha çok,korseli ve sezonlara katılmak için hazırlanan  kadınların olduğu,kadınlara bir yaratık değil,bir insanmış gibi davranılan zamanları tercih ederim.Çok sinirlendim bu kitapta.

Iain bazen o kadar salakça davranıyordu ki,ne yapacağımı şaşırdım.Judith'i sevdiğini anladığı an bile kıza kötü davranması hangi mantığa uygun.Erkekler sevemez kuralını o devirde hangi akıllı uydurmuş acaba?!

Herhalde Judith'in yerinde olsam Iain'e bu kadar hoşgörülü davranmazdım.Kızı ailesinden koparıp,misafir geldiği yerde alıkoymasının ardından,bir de ona sinirlenmek,sanki suç onunmuş gibi davranmak çok acımasızca.O senden burada kalmayı istemedi sonuçta.

Sonlarda zaten koca bir anlaşmazlığa düştüm.Cümlelerin yarım yamalak kuruluşu,ya da çeviri problemi,bilmiyorum hangisi,konudan sapmama ve kafamın karışmasına neden oldu.Iain bir an bey'ken,birden istifa etti,sonra anlamadığım bir şekilde tekrar bey oldu,senede bir kez onun rızasını bilmem ne için isteyeceklermiş (o yeri anlamadım :/ ),sonra her şey mutlu mesut son buldu. Graham konusunu da anlamadım.Neden Maclean beyi onu kaçırmak istedi ki?Ne alakası var? Yani,kısası,kitabın bazı yerleri bana muammalı kaldı,hala da bu muamma devam ediyor.

Kitap kötü değil,yorumumdan bunu çıkarmayın lütfen.Hoşuma giden anlar da oldu.Iain'in diğer erkeklere göre,'kadınına' (bu terim bana kadını eşya gibi gösterir!) daha açık fikirli oldu bazı anlarda.Ama bu,onun bir öküz olduğu gerçeğini değiştirmez.Çoğu yerde sinir oldum.

Yazım tarzı iyi.Kadın bu kadar büyük bir öfkeyi bana yaşatmayı başardıysa,bence kadınların eskiden ne kadar değersiz olduğu gerçeğini çok güzel ifade etmiş.Ayakta alkışlıyorum!Diğer kitaplarında olduğu gibi,diyaloglara daha çok yer verilmiş,ama o kadar da belli olmuyor.

Karakter analizi gibi salakça bir konuya girmeyeyim,çünkü Iain için,ağzımdan birkaç kötü laf çıkabilir.Olmamış bu karakter.Olamamış...

Bu kadar sanırım,çünkü bazı yerler var,hatırladıkça sinirden gülüyorum acayip acayip.

Alıntı var,bir kaç tane. Onları da Instagram adresimde bulabilirsiniz. :)

Kitabı indirmek için buraya tıklayın. :)
 

You Might Also Like

0 yorumunuz